Hoşgeldiniz, Misafir
Son Ziyaretiniz: Perş. Ocak 01, 1970
Toplam Mesajınız: 17
 

AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Coğrayfa dalları ve toprak coğrafyası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
d3rY@
Moderatör
Moderatör
avatar
Cinsiyet: Kadın
---www.acemi.yiz.biz---
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 02/07/08
Mesaj Sayısı : 4509
Nereden : evden :D (ank)
Lakap : şeker :P
Kullanıcı profilini gör http://www.acemi.yiz.biz
MesajKonu: Coğrayfa dalları ve toprak coğrafyası Çarş. Tem. 15, 2009 12:04 pm

Yunanca jeo yer, morphe şekil ve logos bilim kelimelerinden oluşan Jeomorfoloji; karalar üzerinde ve denizler tabanında görülen, iç ve dış etmen ve süreçlerle meydana gelen şekilleri inceleyen, oluşum ve evrimlerini açıklayan, bunları sınıflandıran, coğrafi yayılışlarını araştıran bilim dalıdır.

Jeomorfoloji konusu gereği başta Jeoloji, Klimatoloji, Jeofizik, Jeokimya, Pedoloji, Oseanografya, İstatistik ve Kartografya gibi bilimlerle sıkı ilişkiler içerisindedir. Bu genel çerçeve içerisinde Jeomorfoloji konusu gereği coğrafik ve jeolojik bilimlerin girişim alanını kapsar. Bu nedenle de Jeomorfoloji Avrupa'da ve ülkemizde Fiziki Coğrafya'nın bir alt dalı iken, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bazı ülkelerde kurucuları jeologlar olduğu için Jeolojinin bir alt dalıdır.

İnsanların yer şekilleri ile ilgilenmeleri, onların oluşum ve gelişimlerine ait bir takım gözlemlerde bulunmaları antik çağa kadar inerse de, Jeomorfoloji alanındaki bilimsel çalışmalar 19. yy'lın son yarısında başlamıştır. Jeomorfoloji esas gelişimini 1950'li yıllardan sonra göstermiştir.

Yunanca clinein eğimli ve logos bilim kelimelerinden oluşan Klimatoloji; atmosfer içerisinde meydana gelen hava olayları ile yeryüzünde görülen iklim tiplerini inceleyen bilim dalıdır.

Klimatolojinin konusu olan iklim, geniş bir sahada uzun yıllar boyunca görülen atmosfer olaylarının ortalama halidir. İklim Coğrafi yeryüzünün şekillenmesi ve insan yaşamını çok yakından kontrol etmektedir.

Klimatoloji, hava olaylarını yakından tanımak için Fiziğin bir alt dalı olan Meteoroloji'nin verilerinden geniş ölçüde yararlanır. Meteorolojinin yaptığı gözlemleri alır ve insan ve canlı yaşamı açısından inceleyerek açıklamaya çalışır.
Yunanca hidro su ve graphein tasvir, betimleme kelimelerinden oluşan Hidrografya; gerek yeryüzünde bulunan sular (kaynaklar, akarsular, göller, denizler ve okyanuslar) gerekse yeraltı sularını inceleyen bilim dalıdır.

Fiziki Coğrafya'nın bir kolu olan Hidrografya, okyanus ve deniz çanaklarının morfolojik karakteriyle bunları dolduran su kütlesinin yüzeyinde ve içinde meydana gelen olayları (deniz suyunun sıcaklığı, tuzluluğu ve hareketleri) ve karalar üzerindeki göllerin nasıl oluştuğunu, göl sularını ve göllerdeki seviye değişikliklerini, kaynakları ve akarsuları (bilhassa akarsu rejimlerini) inceler.

GİRİŞ
Dünyamızın kara alanlarını saran çeşitli bileşim ve renkte bulunan kayalar, dış etkenlerin tesiri ile ayrışmaya, çözülmeye uğramaktadır. Kayalar ve depolar üzerinde en az birkaç milimetre, en fazla birkaç metreye kadar ulaşan çözülmüş veya ayrışmış zon, ya dış kuvvetler tarafından devamlı olarak süpürülmekte ya da oldukları yerde kalmaktadır. İşte çeşitli süreçler tarafından kaya veya pekişmemiş çökeller üzerinde çözülen bu yerli zona Toprak Tabakası denir. Ancak, toprağın oluşması sadece ana materyal olarak bilinen kaya ve depoların fiziksel ayrışma ve ufalanması sonucunda oluşmamaktadır. Dış faktörlerle ayrışan zon üzerinde, yavaş yavaş flora ve faunanın yerleştiği, yaşadığı bir ortam teşekkül etmektedir. Şöyle ki, fiziksel süreçlerle ufalanan zon üzerinde başta suyun etkisiyle oksidasyon denen olay meydana gelmekte, yani kimyasal ayrışma olayları başlamaktadır. Nitekim, suda bulunan oksijen kayalara temas ederek bunların bünyesinde bulunan bazı mineraller içerisine girerek onları oksidasyon olayı ile minerallere parçalar, ayrıştırır. Böylece yeni kimyasal maddelerin oluşması sağlanır, çeşitli oksitler ve seskioksitler oluşur. Bu arada diğer kimyasal olaylar; hidroliz, karbonasyon ve hidrasyon olayları da cereyan eder.

Ayrışma olaylarının ilerlemesine bağlı olarak, kayaların bünyesinde bulunan ve bitkilerin ana besin maddelerini oluşturan kalsiyum, sodyum, potasyum, demir vs. gibi mineral maddelerin açığa çıkması sağlanır; bu besin maddelerinin açığa çıkması sayesinde başlangıçta o bölgenin iklim özelliklerine göre çeşitli liken, yosun ve otlar çözülmüş olan zonda tutunmaya ve yetişmeye başlar. Bitkilerin sahaya yerleşmesi ile ayrışma olayları ilerler. Gerçekten, bir taraftan bitki kökleri ana materyalin ayrışmasını, parçalanmasını hızlandırırken diğer taraftan bitki artıklarını çözülmüş olan zona intikal etmesi ve çürümesi ile organik maddeler oluşmakta ve dolayısıyla da bitki artıklarını parçalayan mikroorganizmalar sahaya yerleşmektedir. Bilhassa organik maddenin humuslaşması yani mineralize olması ve su ile temasa geçmesi sayesinde karbonik ve organik asitler oluşmakta, bu asitlerin yardımı ile de kalsiyum, sodyum, potasyum gibi mineral maddeler suda eriyik hale geçmektedir. Böylece bitkilerin ana besin maddeleri bitkilerin kullanılmasına hazır hale gelmekte ve eriyik halde tuzlar ve karbonlar oluşmaktadır.

Bu olayların gelişmesine paralel olarak ana maddenin ayrışması gittikçe artar; çözülmüş ve ayrışmış olan zonda ikincil maddelerin, özellikle kil minerallerinin oluşumu başlar.

Toprakta organik maddenin ve killerin oluşması, toprak canlı ortamının gelişmesini ve ilerlemesini sağlamaktadır. Nitekim organik madde, toprağın fiziksel özelliklerini ıslah etmesi yanında toprakta suyun tutunmasını ve iyon alışverişinin artmasını sağlar. Bu arada organik kolloidlerin oluşması da ilerler. Killer ise bir yanda absorbe edilmesini sağlarken öte yandan toprak çözeltisindeki artı yüklü katyonların tutulmasını gerçekleştirir.

Ayrışan zonun derinleşmesi ve ayrışma olaylarının ilerlemesi ile zonlaşma veya profil teşekkülü başlamaktadır. Yağış suları ile toprağın yıkanması, toprağın üst horizonlarından başlayarak derinlere doğru ilerler. Yağış suları, toprakta eriyik halde bulunan veya eriyik hale geçen bazları üst katlardan alt katlara doğru taşır ve orada biriktirir. Eğer ekvatoral bölgelerde olduğu gibi yağış miktarı fazla ise toprakta bulunan bazlar eriyik halde önemli ölçüde taşınırlar dolayısıyla da toprak besin maddeleri yönünden fakirleşir. Buna karşılık yarı kurak bölgelerde bu taşınma ancak toprağın üst horizonlarında meydana gelir. Bu olay sonucunda toprağın üst kesiminde yıkanma alt katlarında ise birikme meydana gelir ve böylece toprakta bir horizonlaşma teşekkül eder. Genel olarak toprağın üst horizonu olan A horizonu yıkanma, bunun altında olan B horizonu değişik pedojenik süreçlere göre demir, alüminyum oksitler ile kil ve organik kolloidlerin biriktiği bir horizondur. Sonuç olarak, toprakta yıkanma ve birikme olaylarının gelişmesi ve devam etmesi ile toprak teşekkülü sağlanmış olmaktadır. Ancak toprak oluşumu ve profil gelişmesi, bu kadar basit olmayıp yüzlerce ve hatta binlerce yıl süren değişik ayrışma, yıkama, birikme olayları sonucunda olmaktadır ve toprakların gelişme süreçleri değişik safhalara ayrılmaktadır. Bu safhalar ana çizgileriyle şöyledir:

1. BAŞLANGIÇ FAKTÖRLERİ
Toprak teşekkülü için ilk faktör yüzeye çıkmış olan veya yüzeydeki ana materyalin fiziksel yönden parçalanmasıdır. Fiziksel yönden parçalanmanın oluşması için de atmosfer ve su küreden kaynaklanan su, karbondioksit ve nitrojene ihtiyaç vardır. Bunlar topraktaki kimyasal olaylardan erime, hidrasyon, hidroliz ve oksidasyon olaylarını hazırlamaktadır. Şu halde, toprak oluşumu için ilk faktör ana materyalin parçalanması ve ufalanmasıdır.

2. AYRIŞMA
Ana materyal fiziksel olarak parçalanmaya ve ufalanmaya uğradıktan sonra ayrışması yani kayaların bünyesinde bulunan minerallerin parçalanması ve serbest hale geçmesi ile mümkün olmaktadır. Bu olaylar ise kimyasal yoldan meydana gelmektedir. Erime, hidrasyon, hidroliz ve oksidasyon gibi olaylar sonucunda anan madde ayrışmakta ve bitkilerin beslenmesi için çeşitli mineral maddeler açığa çıkmaktadır. Bitki örtüsünün ve toprak canlıları özellikle bakterilerin sahaya yerleşmesi ile havada serbest halde bulunan azot, nitritler ve nitratlar halinde tespit edilmektedir. Bu karşılıklı ilişkiler sonucunda karbonasyon olayı yani karbonatlar oluşmaktadır. Ayrıca organik bileşikler, demir, manganez, çinko ve bakır gibi katyonlarla birleşmekte ve toprak bünyesinde tutulmaktadır.

Ayrışma sonucunda ise toprak yüzeyinde bitki artıkları birikmekte, ayrışmayan mineraller yığılmakta hidrozoksitler oluşmakta ve iyonlar eriyik hale geçmektedir.

3. DÖNÜŞME
Bu safhada bitki kalıntıları organik maddeye dönüşmektedir. Ayrışmayan mineraller ise dayanıklı malzeme olarak toprakta kalmaktadır. Çözülmüş olan zondaki çeşitli bileşimler ise erimiş haldeki iyonlar olarak toprak suyu içinde bulunmaktadır. Böylece bu safhada ayrılmış olan maddeler dönüşmeye uğramaktadır.

4. TOPRAĞIN OLUŞUMU VE FARKLILAŞMASI
Dönüşüm safhasında bulunan organik maddelerin ayrışması ile bitkilerin ayrışmaya direnç gösteren dal ve yaprak damarları gibi kısımları organik atıklar halinde kalmakta, organik maddeyi ayrıştıran onları yiyen hayvanlar toprağa yerleşmekte ve organik maddelerin ayrışması (Hümüfikasyon) ile çeşitli mineral maddeler oluşmaktadır. Toprakta erimeyen maddeler bazı horizonlar içerisinde birikmektedir.

Bütün bu olaylar toprak yapısında fiziksel ve kimyasal yönden yeni bir şekillenme ve değişme meydana getirmektedir. Şöyle ki, toprak parçacıkları birleşerek agregat adı verilen kümeleri oluşturmakta, kil, kireç, silis vs yağış miktarına göre profil boyunca taşınmaya ve birikmeye uğramaktadır.

Toprakta katyonların yıkanmasını takiben killerde taşınmaya başlar ve oralarda birikmeye uğrar. Bu suretle toprakta fiziksel olarak da farklı katlar oluşmaktadır. Sonuçta horizonlaşma denilen belli fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip katlar oluşmaktadır. Bu suretle de toprak profili teşekkül etmektedir.

Biyocoğrafya, canlıların (bitkilerin ve hayvanların) dünya üzerindeki dağılış sebeplerini ve bunların değişmelerini, başka bir deyişle Biyoloji'nin Coğrafi görünümünü araştırır.

Biyocoğrafya, konusunun geniş ve çeşitli olması nedeniyle Coğrafaya'nın dışında, Botanik, Zooloji, Ekoloji ve Fizyoloji bilimlerinden de yararlanmaktadır.

Biyocoğrafya canlıların genel dağılışını iki seviyede inceler.

1. Sistematik yönden; bu kısımbitki ve hayvan topluluklarını meydana getiren taksonları ayrı ayrı flora ve faunayı sistematik yönden inceler.

2. Ekolojik yönden; burada takson topluluklarının yada bitki ve hayvan guruplarının dünya üzerindeki dağılışları araştırılır.


Afetler; en geniş anlamı ile insanlara zarar veren olaylardır. Başka bir ifade ile can ve mal kaybına yol açan doğal olaylardır. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir. Bazı afetlerin yeryüzünün nerelerinde daha çok olduğu bilinmektedir. Örneğin deprem, heyelan, çığ, sel, don ve kaya düşmesi gibi afetlerin nerelerde daha çok görülebileceği bilinmektedir

Depremler tamamen doğal kökenlidir. Onun için insanların hiçbir şekilde müdahalesi söz konusu değildir. Ama söz gelişi heyelan, sel ve çığ olaylarının meydana gelmesinde doğrudan veya dolaylı olarak insanların etkisi bulunabilmektedir

Bazı afetler, başka bir afetin doğmasına yol açar. Örneğin sel ve su baskınından sonra salgın hastalıklar ortaya çıkabilmektedir

Hem meydana gelişi ve hem de doğurmuş olduğu zararın uzun süreli olması, bazı olayları afet dışında bırakmaktadır. Bunların başında da toprak erozyonu gelmektedir. Esasında toprak erozyonu, ülkeler ve insanlar için çok önemli zararlar doğuran hatta sonunda insanları göçe ve açlığa mahkum eden bir olaydır. Bu özelliği ile bir afet olma özelliği taşır, ancak ani olarak değil de çok uzun zaman içerisinde gelişerek aşama aşama gelişmesi ve ayrıca insanlar tarafından önlenebilir olması, bu önemli olayın doğal afetler dışında tutulmasına yol açmaktadır.

Bazı afetlerin sonuçları depremde olduğu gibi doğrudan ve hemen ortaya çıkar. Ama kuraklıkta olduğu gibi bazılarının sonuçları ise uzun bir zaman sonra ve dolaylı olarak görülür.
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Coğrayfa dalları ve toprak coğrafyası

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Acemi Forum Eğitim & Öğretim :: Ödevler & Tezler & Projeler :: Tarih & Coğrafya -
Powered by phpBB © Acemi Forum
Copyright © 2007 By [-İDLE-] & adegerli33