By_[-İDLE-] TÜrkİye’nİn KullandiĞi Enerjİ ÇeŞİtlerİ


Hoşgeldiniz, Misafir
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 17

AnasayfaKayıt OlGiriş yap


Sitemizden Yararlanmak İçin

Lütfen Üye Olun..


Hosgeldiniz
Hala Üye degilmisiniz?
Üye olmak çok kolay
Üye olmak için tiklayin

TÜrkİye’nİn KullandiĞi Enerjİ ÇeŞİtlerİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
d3rY@
Moderatör
Moderatör
avatar
Cinsiyet: Kadın
---www.acemi.yiz.biz---
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 02/07/08
Mesaj Sayısı : 4509
Nereden : evden :D (ank)
Lakap : şeker :P
Kullanıcı profilini gör http://www.acemi.yiz.biz
MesajKonu: TÜrkİye’nİn KullandiĞi Enerjİ ÇeŞİtlerİ Çarş. Tem. 15, 2009 11:49 am

TÜRKİYE’NİN KULLANDIĞI ENERJİ ÇEŞİTLERİ
Taşkömürü
TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’nin taşkömürü toplam rezervi 1127 milyon ton. 1998 yılında taş kömür üretimi 2.1 milyon ton olarak gerçekleşti. İhtiyaç duyulan taşkömürü giderek artan miktarlarda ithal ediliyor. 1998 yılı ithalatı 10 milyon ton dolayında bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda yerli üretimde bir miktar artış öngörülmekle birlikte hızla büyüyen demir çelik sanayiine paralel olarak taşkömürü ithalatının giderek artması, 2020 yılında 148 milyon ton seviyesine çıkması öngörülüyor.
Petrol ve doğalgaz
Petrol, Türkiye’nin enerji ithalatında en önemli yeri tutan ve önümüzdeki yıllarda da bu önemini koruması beklenen enerji kaynağı olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de 43.7 milyon ton üretilebilir petrol mevcut olup, ilave rezerv olmaması halinde yaklaşık 13 yıl üretim yapabilecek kapasite mevcut.
Doğalgazda ise Türkiye’nin 1998 yılı üretimi 565 milyon metreküp olarak gerçekleşti. Yerli üretimin yetersiz olması nedeniyle 1987 yılından itibaren Rusya Federasyonundan doğalgaz ithal ediliyor. Ayrıca Marmara Ereğli’sinde yapılan LNG terminali Ağustos 1995 tarihinde işletmeye alındı. 1997 yılında Cezayir’den 3 milyar metreküp LNG ithalatı yapıldı.
Hidrolik enerji
Bugün işletmede 10 bin 306 MW kurulu güç bulunuyor. 1998 yılı sonu itibariyle 125 milyar kwh/yıl olan hidrolik potansiyelin halihazırda mevcut santrallerle yüzde 30’u değerlendirilmiş olup, 1998 yılında hidrolik enerji üretimi 42.2 milyar kwh olarak gerçekleşti. İnşa halindeki tüm hidrolik santrallerinin devreye girmesi ile Türkiye’nin ekonomik potansiyelinin yaklaşık yüzde 38’i değerlendirilmiş olacak. 2020 yılı itibariyle, ekonomik hidroelektrik potansiyel kurulu güç olarak yüzde 84.6 ve ortalama üretim olarak yüzde 83.3’ü değerlendirilebilecek.
Biyokütle
Biyokütle kaynakları olan odun, bitki artıkları, tezek Türkiye’de uzun yıllardan beri kırsal bölgelerdeki konutlarda ısıtma ve yemek pişirme amaçlı olarak tüketiliyor. Bu kaynaklar toplam olarak halen ülkenin birincil enerji tüketiminin yüzde 10’unu ve konutlardaki enerji tüketiminin yüzde 40’ını oluşturuyor. Biyokütle nin sanayileşmiş ülkelerdeki birincil enerji tüketimindeki payı yüzde 3’ün altında ise de, bazı ülkeler biyokütle enerji kaynağını önemli ölçüde kullanıyor. Örneğin Finlandiya yüzde 15, İsveç yüzde 9, Amerika yüzde 4 oranında biyokütleden üretilen enerjiden faydalanıyor.
Elektrik enerjisi
Bugün 21 bin 889 mw (103 milyar kwh) olan kurulu gücün 2020 yılında 109 bin mw (547 milyar kwh ) seviyesine yükselmesi öngörülüyor.
Jeotermal enerji
Türkiye, jeotermal enerji yönünden şanslı ülkeler arasında. Sıcaklığı 100°C’ye varan 600’den fazla sıcak su kaynağının varlığı Türkiye için önemli bir jeotermal enerji potansiyeli. Türkiye’nin ilk jeotermal santralı 1984 yılında, TEK tarafından Denizli-Kızıldere’ de kuruldu. 20 mw gücündeki bu santral üretim kuyularındaki CaCO3 kabuklaşma problemine rağmen kurulduğu yıldan bu yana elektrik üretimine devam ediyor. Türkiye’de jeotermal enerjiye dayalı bina ve sera ısıtmacılığı da hızla gelişiyor. Balıkesir-Gönen, Kütahya-Simav, Kırşehir, Kızılcahamam, İzmir-Balçova vb. alanlarda 50 binden fazla konut günümüzde jeotermal enerji ile ısıtılıyor. Hava kirliliği yaratmayan bu kaynakla yapılan bina ısıtmacılığı diğer kaynaklara oranla çok daha ucuza mal oluyor. Ülke sathında 2 bin 843 mwt olan potansiyelin toplam 250 mwt dolayındaki bölümü kullanılmış olup, bunun önümüzdeki yıllarda giderek artması bekleniyor.
Güneş
Türkiye’de güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumda. Ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2 bin 640 saat (günlük toplam 7.2 saat) olup, ortalama toplam ışınım şiddeti metrekareye yılda bin 311 kwh (günlük ortalama 3,6 kWh/m2) olduğu hesaplandı. En fazla güneş enerjisi alan bölge Güneydoğu Anadolu olup, bunu Akdeniz Bölgesi takip ediyor. Güneş enerjisi teknolojileri, termal güneş sistemleri ve fotovoltaik sistemler olarak ikiye ayrılıyor. Güneş enerjisi ısıtma, kurutma, tuzlu suyun damıtılması, yemek pişirme, yüzme havuzlarının ısıtılması, soğutma, proses ısısı sağlama gibi alanlarda kullanılıyor. Ancak güneş enerjisi uygulamalarının en yaygın ve ekonomik olanı sıcak su sistemleridir.

Rüzgar
Türkiye’de rüzgar santrallerinin kurulması yolunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na Yap İşlet Devret modeli çerçevesinde 1400-1500 MW civarında toplam 48 adet başvuru oldu. EİEİ tarafından yapılan rüzgar enerjisi çalışmalarında Çanakkale Boğazı civarı, Bozcaada, Gökçeada, Sinop, Bandırma, Ayvalık, Dikili, Çeşme, Bodrum, Antakya, Silifke ve Mardin yörelerinin rüzgar enerjisinden yararlanılabilecek alanlar olduğu tespit edildi.
Hidrojen
Geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojen, suyun elektrolizi veya ısıl parçalanması ya da kömür veya petrol ürünlerinin parçalanması gibi çeşitli yöntemlerle üretilebiliyor. Günümüzde ABD, Almanya, Kanada ve Rusya gibi ülkelerin yansıra Uluslararası Enerji Ajansı gibi kuruluşlarda araştırma ve geliştirme çalışmalarına önemli kaynaklar ayırıyor. Japonya, 2020 yılına kadar hidrojen araştırmaları için 4 milyar dolar ayırdı. UNIDO işbirliği ile Türkiye’de Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (ICHET) projesi ile hidrojen çağına adım atılması hedefleniyor.
Nükleer enerji
Son yıllarda Türkiye’de enerji sektöründe en çok tartışılan konuların başında da nükleer enerji geliyor. Bu nedenle nükleer santral kurma çabaları 1969 yılından bu yana, 30 yıldır gündemde olmasına rağmen henüz bir gerçekleştirilemedi. Bugün dünyada 33 ülkede nükleer santral mevcut. 1997 yılı itibariyle 437 ünite işletmede olup, toplam kurulu güç 351 bin mw. Nükleer elektrik üretimi ise 2 milyar mwh seviyesinde bulunuyor. Bu miktar dünya elektrik üretimin yüzde 18’ini oluşturuyor. 1994 yılı dünya nükleer elektrik üretimi 470 milyon ton petrole karşılık geliyor ve Suudi Arabistan’ın 1993 yılı petrol üretiminden fazla. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca yapılan projeksiyonlara göre ilk nükleer santralın 2005 yılında, ikincisinin ise 2008 yılında işletmeye alınması öngörülüyor. 2020 yılına kadar Türkiye’nin nükleer kurulu gücünun 10 bin mw seviyesine ulaşması hedefleniyor.














ENERJİ TASARRUFU

Evde enerji tasarrufu enerjinin akıllıca kullanılışı anlamına gelir ve gereksiz enerji tüketimini önlemekle yapılır. Enerji ihtiyacı ve kullanımı açısından üzerinde en fazla durulması gereken grup ailedir. Çünkü toplumda aileler, diğer kaynaklarda olduğu gibi enerji kaynaklarının kullanımı ve tüketiminde de rol oynayan en önemli tüketici gruplarından biridir. Sağlıklı, rahat, temiz ve etkin bir ev ortamının yaratılabilmesi için yürütülen ısınma, aydınlatma, temizlik, kişisel bakım gibi çeşitli faaliyetler için aileler enerji kaynaklarını kullanmakta ve buna bağlı olarak her ay bütçelerinden binlerce lira harcamaktadır.

Evde toplam enerji kullanımının yaklaşık %40’ı sıcak su sağlama, yiyecek hazırlama ve pişirme, bulaşık yıkama, çamaşır yıkama, aydınlatma, kişisel bakım, eğlenme, dinlenme ve iletişim gibi faaliyetler, %60’ı da konutun sahip olduğu özellikler ile ilişkilidir.

Özellikle konutlarda tüketilen enerjinin toplam enerji tüketiminin yaklaşık 1/3 oranında olduğu dikkate alınırsa bu alanda yapılacak tasarrufun hem aile açısından hem de çevre açısından önemi ortaya çıkmaktadır.
EVLERİN ISITILMASINDA ENERJİ TASARRUFU
• Isı elde etmek için elektrikli sobalar yerine gaz sobaları tercih edilmelidir.
• Kötü takılmış kapı ve pencerelerdeki boşluklar ve hava girişleri kontrol edilerek gerekirse izolasyonları sağlanmalıdır.
• Yerleri halı kaplamak zeminde ısı kaybını azaltacaktır.
• Kalın astarlı perdeler kullanılarak pencerelerden ısı kaybı azaltılmalıdır.
• Perdeler radyatör önlerini örtmeyecek şekilde kapatılmalıdır.
• Odaları havalandırmak için pencereler uzun süre açılmamalıdır. 3-4 dakikalık süre yeterlidir.
• Radyatörler yaldız boya ile boyanmalıdır.
• Radyatörlerin üst tarafına mermer levha veya kafesler konmamalıdır.
• Çamaşırlar radyatör üzerinde kurutulmamalıdır.
• Kullanılmayan odalar ısıtılmamalı ve kapıları kapalı tutulmalıdır. Ancak bu odaların sıcaklığının 10 °C altına düşmemesine dikkat edilmelidir.
• Kullanılan odaların sıcaklığı 18-21 derece arasında tutulmalıdır.
• Bacalar kış aylarına girmeden önce kontrol ettirilerek temizletilmelidir.
MUTFAKTA ENERJİ TASARRUFU

Yiyecek hazırlama ve pişirme faaliyetlerinde doğru tipte pişirme araçlarının kullanımı ile de enerjiden tasarruf sağlanır.

Her şeyden önce yemekler mümkün olan en az suyla pişirilmeli ve tencerenin kapağı sıkı bir şekilde kapalı tutulmalı, yemek kaynamaya başladıktan sonra ocak iyice kısılmalıdır. Çünkü kaynama başladıktan sonra verilen yüksek ısı daha çok suyun buharlaşmasından, dolayısıyla da enerjinin boşa harcanmasından başka hiç bir işe yaramaz. Ayrıca kapların sadece tabanına ısı verecek şekilde alev ayarlaması yapılmalıdır. Kabın kenarlarından alev taşmamalıdır.

Düdüklü tencere olarak adlandırılan basınçlı tencereler, özellikle uzun süre pişmesi gereken yiyeceklerin pişirilmesinde yakıt tasarrufu sağladığı için tercih edilmelidir.

Basınçlı tencerelerin kullanılmadığı pişirme işlemlerinde ise pişirmenin daha kolay ve kısa sürede olması için kenarları kıvrımsız, tabanı düz, yan yüzleri dik ve tabanla birleştiği yerde hafif yuvarlak olan kaplar kullanılmalıdır.

Ocakların verimli yanmalarını sağlamak için daima temiz tutulmalıdır.

Yiyecekler pişerken fırın kapağını sık sık açmak her seferinde soğuk havanın fırın içine girmesine, dolayısıyla da enerji kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle kapak gereğinden fazla açılmamalıdır.

Birçok yiyecek için pişirilirken fırının önceden ısıtılmasına gerek yoktur.


KONUTLARIN AYDINLATILMASINDA ENERJİ TASARRUFU
• Kullanılmayan alanlar aydınlatılmamalıdır.
• Çok sayıda ufak ampul yerine büyük bir ampul kullanılmalıdır.
• Çalışırken masa lambası kullanılmalıdır.
• Ampullerin üzerine ışığı az geçiren abajurlar kullanılmamalıdır.
• Genel ışıklandırma yerine kısmi ışıklandırma tercih edilmelidir.
• Duvarlar açık renklere boyanarak daha çok ışık yansıması sağlanmalıdır.
• Merdiven aydınlatılmasında küçük ampullerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.
• Evimizde enerji kaybına engel olmak için halojen ve normal ampuller yerine floresan lambalar kullanılmalıdır. Böylece %40 oranında enerji tasarrufu sağlayabiliriz.
SU TASARRUFU
• Damlayan musluklar tamir ettirilmelidir.
• Su akıtırken daha az akıtan duş başlıkları ve muslukları kullanılmalıdır.
• Diş fırçalarken musluklar kapatılmalıdır.
• Mümkün olduğunca küveti doldurmak yerine duş alarak yıkanılmalıdır.
• Kısa sürede duş alınmalıdır.
• Sifon asgari çekilmelidir. (Her sifon çekildiğinde, beş günlük içme suyu kaybedilmektedir)
• Bulaşık ve çamaşır makinelerini tamamen doldurmadan çalıştırmamalıdır.
• Randımanlı su kullanan aletler tercih edilmelidir. Özellikle çamaşır ve bulaşık makinelerin böyle olmasına dikkat edilmelidir.
• Sıcak su musluğu açıldığında suyun ısınmasını beklerken akıtılan suyun ziyan olmaması için kova doldurulup bu su gereken farklı yerlerde kullanılmalıdır (Örneğin, çiçek sulama, tuvalete dökme, balkon yıkama).
• Ne kadar az su kullanırsak o kadar az depolanmış su gerekir ve o kadar az atık su oluşur. Biz de boşa harcadığımız suyu kesmekle su faturalarından kolaylıkla %25 oranında tasarruf sağlamış oluruz
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
d3rY@
Moderatör
Moderatör
avatar
Cinsiyet: Kadın
---www.acemi.yiz.biz---
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 02/07/08
Mesaj Sayısı : 4509
Nereden : evden :D (ank)
Lakap : şeker :P
Kullanıcı profilini gör http://www.acemi.yiz.biz
MesajKonu: Geri: TÜrkİye’nİn KullandiĞi Enerjİ ÇeŞİtlerİ Çarş. Tem. 15, 2009 11:50 am

TÜRKİYE’NİN ENERJİ KONUSUNDAKİ SIKINTILARI
HABERLER :
1- NTVMSNBC İnternet sitesi
23.Ekim.2001
Enerji Bakanı Zeki Çakan, Japonya ve Türkiye hükümetlerinin işbirliği ile kurulan enerji tasarrufu uygulama tesisinin açılışını yaptı. Çakan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin enerji ithal eden bir ülke olduğunu ve 2000 yılı itibariyle enerji arzının yüzde 66’sının ithal edildiğini belirtti.
Çakan, 2020 yılında bu rakamın yüzde 78 olmasının beklendiğini ifade ederek, Türkiye’de enerji tasarrufunun önemini vurguladı. Çakan, şöyle konuştu:
“Sanayi sektöründe yıllık 1 milyar dolar enerji tasarrufu potansiyeli belirlenmiştir. Bu nedenle Türkiye enerjisinin verimli kullananımı ve enerji tasarrufu konularının üzerinde önemle ve hassasiyetle durmaktadır. Tasarruf edilerek kazanılabilecek enerjiyi üretmek için pahalı yatırımlara ve uzun zamana ihtiyaç vardır, oysa enerji tasarrufu daha çabuk ve ucuza elde edilen bir enerji kaynağıdır.”
Enerji tasarrufu projesi kapsamında, mini bir fabrika şeklinde yapılan tesiste verilecek eğitimin uygulanması ile enerji kullanımında yüzde 10 oranında tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor.

2-Elektrik Mühendisleri Odası Yayınları (EMO)
23.Ekim.2001
Enerji Bakanı Zeki Çakan, Japonya ve Türkiye hükümetlerinin işbirliği ile kurulan enerji tasarrufu uygulama tesisinin açılışını yaptı. Çakan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin enerji ithal eden bir ülke olduğunu ve 2000 yılı itibariyle enerji arzının yüzde 66’sının ithal edildiğini belirtti.
Çakan, 2020 yılında bu rakamın yüzde 78 olmasının beklendiğini ifade ederek, Türkiye’de enerji tasarrufunun önemini vurguladı. Çakan, şöyle konuştu:
“Sanayi sektöründe yıllık 1 milyar dolar enerji tasarrufu potansiyeli belirlenmiştir. Bu nedenle Türkiye enerjisinin verimli kullananımı ve enerji tasarrufu konularının üzerinde önemle ve hassasiyetle durmaktadır. Tasarruf edilerek kazanılabilecek enerjiyi üretmek için pahalı yatırımlara ve uzun zamana ihtiyaç vardır, oysa enerji tasarrufu daha çabuk ve ucuza elde edilen bir enerji kaynağıdır.”
Enerji tasarrufu projesi kapsamında, mini bir fabrika şeklinde yapılan tesiste verilecek eğitimin uygulanması ile enerji kullanımında yüzde 10 oranında tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor.

2-Elektrik Mühendisleri Odası Yayınları (EMO)
Türkiye 62 milyonu aşan nüfusu ile gelişmekte olan bir ülkedir. 1997 yılı sonu itibariyle kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla 3 000 ABD Dolarına ve kişi başına elektrik enerjisi tüketimimiz brüt 1 650 kWh'a ulaşmıştır. Ülkemiz, alt yapı yatırımlarını tamamlayarak, ekonomik seviyesini gelişmiş ülkeler ile rekabet edebilecek bir düzeye çıkarma noktasındadır. Bu durum özellikle enerji talebinde hızlı bir arışı beraberinde getirmektedir.
Türkiye hızlı sanayileşme sürecinde olan bir ülkedir. Bununla birlikte yerli enerji kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle kalkınmada enerji ithalatı önemli bir yer tutmaktadır. Uygulamakta olduğumuz ulusal enerji politikalarımızın başlıca amaçları şunlardır:
Ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemek için yeterli, güvenilir ve ekonomik enerji arzının sağlanması;
Enerji arzının emniyetli olarak yapılması;
Artan enerji talebinin karşılanması için gereken sermaye yatırımlarının teşvik edilmesi.
Enerji sektörünün genel görünümüne bakıldığında; sanayileşme oranı ile kalkınma hızı ve artan nüfusa paralel olarak birincil enerji ihtiyacımızın yıllık ortalama % 8' lik bir artışa sahip olduğu görülmektedir.
Yapılan projeksiyon çalışmalarına göre; 1997 yılında 71 milyon ton petrol eşdeğeri (TEP) olan birincil enerji tüketimimizin, 2000 yılında 91 milyon TEP, 2010 yılında 175 milyon TEP ve 2020 yılında ise 314 milyon TEP'e ulaşması beklenilmektedir. Birincil enerji üretimimiz dikkate alındığında ise; 1997 yılında 28 milyon TEP olan birincil enerji üretiminin, 2000 yılında 31 milyon TEP, 2010 yılında 53 milyon TEP ve 2020 yılında ise 80 milyon TEP olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
Yerli enerji üretimi toplam birincil enerji talebinin 1997'de % 40'ını karşılamış olup, muhtemelen 2000'de % 34'ünü, 2010'da % 30'unu ve 2020'de ise % 26'sını karşılayacaktır.
Enerji politikalarımızın en önemli unsurlarından birisi enerji arzının kesintisiz olarak temin edilmesidir. Bu nedenle, yerli enerji üretimi ile enerji talebi arasındaki fark geçmiş yıllarda olduğu gibi yine ithalat yoluyla karşılanacaktır.
4-SABAH GAZETESİ 24.07.2000
Enerji sıkıntısına ek önlem
Enerji Bakanlığı, sıkıntıyı önlemek için ek önlem alıyor. Önlemler arasında otoprodüktör santralleri için vergi kolaylığı da bulunuyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji sıkıntısı çekilmemesi için ilave tedbirler almaya çalışıyor. Alınacak tedbirler arasında, otoprodüktör tesislere vergi yönünden kolaylıklar getirilmesi, daha fazla doğalgaz kullanımı, gereğinde Marmara Ereğlisi'ndeki LNG tesislerinde terminal olarak yararlanılmak üzere LNG yüklü bir tankerin yedekte bekletilmesi yer alıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan bir yetkili, özellikle kış aylarında, bütün termik santrallerin tam kapasitede çalışması gerektiğini belirterek, bunun için önlemlerin alınmaya başlandığını söyledi. Şirketler açısından akaryakıt fiyatlarının yüksek gelmeye başlaması nedeniyle, otoprodüktürlerden bir kısmının kapanmaya başladığına dikkat çeken yetkili, "Otoprodüktörleri teşvik etmek amacıyla, motorin üzerindeki akaryakıt vergisinin kaldırılması düşünülüyor" dedi.

5-SABAH GAZETESİ 09.11.2000
Zeytinyağından elektrik
Selçuk Gıda, Germencik'te yapılacak enerji santralinde, zeytinyağı fabrikalarının atığı olan "prina" adlı maddeyi kullanarak elektrik üretecek
Türkiye'nin son aylarda devamlı gündemini meşgul eden enerji sorununa İzmirli şirket Selçuk Gıda'dan farklı bir çözüm geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in "Bu kışı programlı elektrik kesintisi yaşamadan geçirebiliriz" sözleriyle rahat bir nefes alınmasına rağmen, Türkiye'nin enerji sıkıntısı sürüyor. Bu nedenle harekete geçen Selçuk Gıda, zeytinyağı fabrikalarının atığı olan "prina" adlı maddeyi kullanarak elektrik üretebileceğini açıkladı. Bu nedenle bir fabrika kuracak olan Selçuk Gıda, hedeflerini bir basın toplantısıyla duyurdu.
216 megawatt enerji
Selçuk Gıda'nın Sel Enerji adıyla kurduğu yeni şirketin Türkiye'nin ilk Biomass enerji tesisi ile prinadan elektrik üreteceği belirtildi. Fizibilite çalışmaları ve prina tahlilleri tamamlanan fabrika büyük bir olasılıkla Aydın Germencik'te faaliyete geçecek. Tesis 216 megawat enerji üretecek. Aynı zamanda bir çevre koruma projesi olan sistem sayesinde fabrikada kullanılan teknoloji ile yakılacak prina çevreye hiçbir zarar vermeyecek. Üretilen elektriğin yüzde 40'ı Selçuk Gıda tarafından kullanılırken geriye kalan yüzde 60'lık bölümü ise TEDAŞ'a satılacak. 20 milyon dolara malolacak santral 14 ayda teslim alınacak. Biomass enerji santralinde yılda 200 bin ton prina kullanılması planlanıyor. Böylece bölgenin yıllık 230 bin ton olan prina üretiminin büyük bir bölümü çevre problemi yaratılmadan enerjiye dönüşecek.
Örnekleri var
Biyolojik atıkların kullanıldığı biomass enerji santralleri dünyanın çeşitli köşelerinde faaliyet gösteriyor. Ancak bir zeytinyağı üretim atığı olan prina ile elektrik üreten tesisler sadece İspanya'da bulunuyor. İspanya'da şu anda çalışan iki fabrikaya ek olarak yapılan 4 fabrikanın da inşaatı sürüyor. İtalya ve Yunanistan ise inşaata başlama safhasında.
Prina ve biomass enerji nedir?
Biomass enerji santralleri çeşitli biyolojik maddeleri yakarak çalışıyor. Ağaç kabukları ile çalışan biomass enerji de santralleri var. Zeytinyağı fabrikalarının artık maddesi olan prina ise ezelden beri yakıt olarak kullanılıyor. Ancak prinanın kullanımı sırasında büyük çevre kirliliği oluşuyor. Bir Amerikan sistemi olan "akışkan yatak teknolojisi"nde ise yakılan prina çevreye hiçbir zarar vermeden enerjiye dönüşüyor. Sistemde prinanın yakılması ile oluşan ısı ile su buharı elde ediliyor. Bundan da elektrik enerjisi üretiliyor.
6-EKONOMİ VE POLİTİKADA TREND Haber / Ayşenur Bozal
Dünyanın enerjisi tükeniyor
Enerji krizi yalnızca Türkiye’nin değil, bütün dünyanın problemi. Nüfus artıyor, sanayileşme yaygınlaşıyor, teknoloji baş döndürücü gelişmeleriyle yaşamın bir parçası haline geliyor. Enerji krizi de tüm ülkelerin kapısını çalıyor.
21. yüzyılın önemli sorunlarından birisi enerji açığı ve var olan enerji kaynaklarının istihdam edilememesi. Türkiye’de doğal olarak bu sorundan payını alıyor. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel faktörlerinden birisi olan enerji tüketimi artan nüfus, şehirleşme, sanayileşme, teknolojinin yaygınlaşması ve refah artışına paralel olarak büyüyor. Buna karşılık var olan enerji kaynaklarının yeterince verimli kullanılamaması, maliyetlerin gittikçe yükselmesine ve halkın en doğal ihtiyaçlarından birisi olan enerji tüketimini en pahalı fiyatlardan satın almasına sebep oluyor. Yüksek fiyatı bir yana bırakın son yıllarda ‘acaba enerji krizinin eşiğinde miyiz?’ sorusu gündemdeki sıcaklığını koruyor. Enerji sanayiinin vazgeçilmez ve en önemli girdisi olduğundan enerjideki her çeşit dalgalanma ve kesinti sanayide maliyetlerin artmasına ve sanayi ürünlerinin dünya ölçeğinde rekabet şansının azalmasına neden oluyor. Petrol ve doğalgaz gibi kaliteli fosil yakıt varlığı zaman içinde azalırken, bu kaynakların stratejik önemi yükselecek, bu kaynakların yerini dolduracak yeni enerji kaynakları geliştirilmediği sürece, fiyatları artış eğilimi içine gireceği bir gerçek. Türkiye şu an enerji konusunda yüzde 62 oranında dışa bağımlı. Yapılan araştırmalar böyle giderse, dışa bağımlılığın gün geçtikçe artacağını gösteriyor. Örneğin Türkiye’nin 2020 yılında 148 milyon taşkömürü, 74 milyon ton ham petrol, 78.5 milyar metreküp doğalgaz ithal etmek zorunda kalacağı söyleniyor.
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

TÜrkİye’nİn KullandiĞi Enerjİ ÇeŞİtlerİ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Acemi Forum Eğitim & Öğretim :: Ödevler & Tezler & Projeler :: Tarih & Coğrafya -
Powered by phpBB © Acemi Forum
Copyright © 2007 By [-İDLE-] & adegerli33